Kayıtlar

27 MAYIS 1960’IN TARİHTEKİ YERİ

Resim
  DERS ALINMALIDIR 24 Haziran 1960 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan törende Milli Birlik Komitesi üyesi 38 kişinin her biri ayrı ayrı şu yemini etmişti: “Bir karşılık beklemeden, ahlak, adalet, hukuk ve insan hakları prensiplerinden ve vicdani kanaatlerimden başka bir sınırla bağlı olmaksızın, kendimi Türk Milletine adadım. Vatanın ve milletin mutluluğuna ve milletin egemenliğine aykırı bir ülkü gütmeyeceğim. Demokratik Cumhuriyeti yeni Anayasaya göre düzenlemek ve iktidarı yeni Meclise devretmek ülküsüne bağlılıktan ayrılmayacağım. Bunun için şerefim, namusun ve mukaddesatım üzerine ant içerim!” Bu yeminden bir insan ömrü kadar süre geçtikten sonra, her kesimdeki okur-yazarın 27 Mayıs 1960’a nasıl baktığını biliyoruz. Şevket Süreyya Aydemir’in “İhtilalin Mantığı” ile Abdi İpekçi ve Ömer Sami Coşar’ın birlikte yazdıkları “İhtilalin İçyüzü” adlı kitap, 27 Mayıs ile ilgili yazılan bütün kitapların en önemlileridir. Bu iki kitabı bütün yurtseverlerin tekrar okuması ...

15 TEMMUZ, ORDUBOZAN GÜNÜ

Resim
Türk Ordusunun bozulmasına neden olan 15 Temmuz 2016 günü o utanılası olayları bizlere yaşatanlar hala siyasal hayatta ve devlet yönetimindedirler.  Bir askeri birlikte meydana gelen iyi veya kötü olayların tümünün tek sorumlusu o birliğin komutanıdır. O uğursuz zamanın sorumlusu olmalarına karşın, neden hala yedi yıldır RTE’nın yanında yetkili ve etkilidirler? 12 Eylül 2010'da tek adam rejimine uygun anayasa değişikliği referandumunu yaptılar ve kazandılar. Yetmedi, bir sahte kalkışma sonucu 15 Temmuz 2016'dan sonra bütün devleti ele geçirdiler ve Parti Devletini kurdular. Şimdi güvenliğimiz ve ekonomimiz, büyük meclisin değil, RTE’nin güvendiği kişilerin elinde. BAŞTAN AŞAĞI YALANDI Unutulur mu? Ölenler ölmüş, şaşkın manşetler atılmış, çöp arabaları kışla nizamiyelerini tıkamış, hainler mezarlığı kazılmış, talimatlı imamlar gece vakti sinir bozucu selalar okumuş, okumayanlar cezalandırılmış, gece mitingleri düzenlenmiş, anıtlar dikilmiş, bombalanmış mecliste yıkıntı müzesi aç...

SEÇİM SONRASI

Resim
Her seçim sonrası o kötü gerginlik biter. Kim kazanırsa kazansız, ötesi artık sizi ilgilendirmez, rahat ve sakin bir yaşam başlar. Komplo teorileri, kahinlerin kehanetleri unutulur. Bazı vatandaşlara göre seçimler her şeyi çözmüş, bazı vatandaşlara göre ise toplumsal sorunları daha çözümsüz hale getirmiştir. Bir taraf benim düşüncem kazandı diye sevinirken, diğerleri kazanamama nedenlerini düşünerek yeniden değerlendirmelere girer. Genelde bütün dünya, ülke, kent, köy sessizleşir, boşa giden zamana hayıflanma başlar. Önümüzdeki seçimden sonra da herhalde böyle olacaktır.   KAZANMAK VE KAYBETMEK 14 Mayıs 2023 günü yapılacak seçimlerde devleti yönetmeye istekli iki taraf vardır. Millet İttifakı ve Cumhur İttifakı. Devrimcilerin ve tutucuların karşılıklı siyasal mücadelesi demokrasi tarihi boyunca hep vardı ve hep var olacaktır. İki taraftan birinin kazandım diyebilmesi için Cumhurbaşkanlığı oylarının yüzde 51’ini alması yetmiyor, TBMM’de çoğunluğu da kazanması gerekmektedir...

BÜYÜK ACI SONRASI NE YAPMALI?

Resim
  Arap yarımadası ve Asya kıtasından aniden gelen yer kabuğu baskıları, yıllardır Anadolu coğrafyasındaki depremleri tetiklemektedir. Ayrıca bu coğrafyalardan salınımlı gelen göçler ve toplumsal baskılar da Anadolu insanını etkilemektedir. Bunlar bilimsel gerçeklerdir. 6 Şubat 2023 günü biri sabaha karşı diğeri öğlen saatlerindeki iki deprem Anadolu’nun dörtte birini yıktı. Şimdi biz hala ölülerimizi gömmeye, dirilerimize sahip çıkmaya çalışıyoruz.   Bağrımıza taş basıp kısa ve hızlı çözümler üretmek zorundayız. Artık göz göre göre yapılan yanlışları söylemenin ve devamlı lanetlemenin bir yararı yok. O yanlışlar, o yalanlar bu iletişim çağında çoktan kayda geçti. Başımıza gelen kötülüklerin yinelenmemesi için kitlesel önlemler almak zorundayız. Bu büyük yıkımdan sonra -hükümetin değil- devletin her kademesinde yeniden düzenlenmeye gereksinimi vardır. YENİ BİR DEVLET BULMALIYIZ 20 yıldır yol ve gökdelen yapmaktan başka işe yaramayan bir rejim, üç yıl süren bir salgın ha...

YAKLAŞAN SEÇİMİN GÜVENLİĞİ

Resim
       Altılı masanın çalışmaları halkın büyük bir kesimince umutla destekleniyor. İki gün önce Özdemir İnce’nin öngörüsü müthişti: “Altılı Masa Sivas Kongresine benziyor. Tarihe geçecekler.” Bu öngörüye katılmamak olanaksız. Artık Altılı Masa mevcut iktidarı devirecek ve iktidar olacak oy gücüne sahiptir. Bu da gerçek. RTE’nin aday olup olamayacağı ya da Altılı Masa’nın adayının kim olacağı önemli değil. Alın teriyle ve karşılıklı zor ödünle üretilen, güçlendirilmiş parlamenter sistemin, temel ilkeler ve hedeflerin, seçim güvenliğinin ve kurumsal reformların hazırlanan metinleri, hayata geçirilmese bile (ki hayata geçirilecek) şimdiden siyasi tarihimizde yerini almış metinlerdir. Bu metinlerin en önemlisi bence seçim güvenliği olanıdır. Altılı Masa bu konudaki önlemlerin nasıl ve neler olacağına dair esaslar belirlemelidir.   Seçim sandıklarının güvenliği, sandık kurullarındaki temsilcilerin görevleri, güvenlik birimleri, sandıkların kurulacağı okulların...

KULELİ ASKERİ LİSESİ VE TEMEL ASKERİ EĞİTİM

Resim
15 Temmuz kalkışması Türk Ordusunun komuta kademesinden çok eğitim, öğretim, sağlık ve askeri yargı sisteminin bozulmasına neden olmuştur. Harp Okulları ve Harp Akademileri, Milli Savunma Üniversitesi adıyla sivilleştirilmeye çalışılmış, askeri okullar ani bir kararla kapatılmıştır. Kalkışma sonrasında alınan kararlar la ordunun disiplin yapısını ve gelenekleri değiştirilirken çatıdaki ve temeldeki oynamalar onu giderek çağdaşlıktan ve güçlü ordu görüntüsünden uzaklaştırmıştır. Harp Okullarına öğrenci yetiştiren askeri liseler halen açılmamıştır. Uygulanmakta olan subay yetiştirme sisteminde askeri liselerin düşünülüp düşünülmediği ise bilinmemekte, kamuoyuna bu konuda net bir açıklama yapılmamaktadır. HİZMETE AÇILAN TARİHİ BİNADIR Geçtiğimiz günlerde basında “Kuleli Askerî Lisesi açıldı” başlığıyla MSB kaynaklı bir haber yayınlanmıştır. Haberdeki ayrıntıya baktığımızda açılan askeri okul olmadığı, Çengelköy’deki tarihi binanın başka askeri hizmetler için faaliyete geçtiği anl...

ANADOLU'DAKİ SON SAVAŞ

Resim
Adatepe... Yüzbaşı Abdülhadi Beyin Piyade Bölüğü bu gün yaptığı taarruzlarla ancak dört saat kadar direnen düşmanı bütün silah ve donanımını bıraktırıp, kuzey batıdaki dağlık bölgeye çekilmeye zorlamıştı… Musullu Yzb. Abdülhadi Bey teğmenliğinden beri Anadolu bozkırlarında yayan, çarıksız, ilaçsız ve zaman zaman ekmeksiz kalan bu kahramanlara bu olanaksızlıklar içinde komuta etmekten bıkmıştı. Amasya Carcurum’dan Batı cephesine gelişleri rezillikti. Bozgundan zafere, Dumlupınar’a dokuz yıldır yürüyordu, daha da yürüyecekti… Biraz önce Mustafa Kemal Paşa gelmiş, bölük mevzilerinin sağındaki Alay gözetleme yerinden düşmanı gözetlemeye başlamıştı. Mustafa Kemal Paşa’yı ilk kez görüyordu. Açlığını, susuzluğunu unuttu, askerlerine döndü baktı… Hayret! Hepsinin gözleri, biraz önce gördüğü Komutanın gözleriyle bire bir aynıydı… Şimşek gibi bakıyorlardı! Sanki bütün askerlerin gözleri birden çakırlaşmıştı… “30 Ağustos 1922 saat 18.30… Güneş Murat Dağı’nın ardında kaybolup akşam alacası çökerke...